Helal Lokma

Görsel

Rasulullah s.a.v. Efendimiz hadis-i şeriflerinde “helali ve “ilim”i arayıp bulmak her müslümana farzdır, buyurmuşlardır, ilmin hakikati Allah Tealâ’yı, O’nun alemlerin yaratıcısı olduğunu, ahirette kullarını hesaba çekeceğini bilmektir.
Bu bilgi günahlardan pişman olup tövbe etmeye vesile olur. Tövbede sabit kalmak için ilim ve amel-i salih birbirinden ayrılmayan unsurlardır. Dervişin elinde ilim, kalbinde iman ve olmalıdır.

Rızkın helali olmadan da tövbede sabit kalınamaz. Bu hususta insanların birbirine yardımcı olması gerekir, insanlar arasında hukukun temini ve iyi ilişkilerin kurulması, birbirlerini aldatmamaları, birbirlerine zulmetmemeleri ve birbirlerinin helal rızkına yardımcı olmaları ile mümkündür. Yoksa gerek ilim, gerek ibadet üzerine kurulursa, kıraç bir tarla gibi bir miktar çalı çırpı yetişmesine sebep olur ama verim olmaz.

İnsanların ve Cinlerin Müftüsü

(1483) tarihinde Kemal Paşazade Ahmed Çelebi, ilim talebesi iken Edime şehrine gelerek bu medresenin müderrisinden, yerleşecek bir oda ister. Müderris:

-”Molla! Medresemizde ancak boş bir oda vardır, onu da cinler ele geçirmişlerdir. O hücreye kim girdi ise sabaha ölüsü dışarı çıkar!” diyerek tehlikeyi bildirir.

Fakat Kemal Paşazade’nin isteğinde ısrar etmesi üzerine müderris,

-”Molla! ahiret hakkını helal eyle!” diyerek odanın anahtarını ona teslim eder.

Molla ise “Bismillah!” diyerek hücrenin kapısını açar ve postuna oturur. Akşamdan sonra kapıcılar ve müderris, kapının önüne eski adetleri gibi bir teneşir, bir tabut ve diğer cenaze malzemelerini hazırlayıp bırakırlar.

DEVAMINI OKU: http://www.nasihatler.com/hikayeler/insanlarin-ve-cinlerin-muftusu.html

İbadet Ehline ihsan Edilen Dereceler

Görsel

İbadet ehli kişilerin ölümleri kolay olur. Halbuki ölüm anı peygamberlerin bile kalplerinin titrediği ve kolay olması için Cenab-ı Hakk’ayalvardıkları korkulu bir haldir. İşte bu korkunç hal Allah Tealâ’nın sevgili kulları için, susuzluktan kurumuş birinin soğuk ve tatlı suyu yudumlaması kadar kolaydır

Kader

Görsel

Kader in anlamı Allah’ın geçmişten geleceğe kadar, yaşanmış ve yaşanacak olan tüm olayları tek bir an olarak bilmesidir. Bu, Allah’ın her varlık ve olay üzerindeki mutlak hakimiyetini ifade eder. İnsanlar yaşamlarındaki olayları ancak yaşadıkları zaman öğrenebilirler. Ama Allah tüm bunları, insanlar henüz karşılaşmadan önce de bilendir. Allah için , şu an ve gelecek zaman birdir. Hepsi de Allah’ın ilmi ve kuşatması altındadır. Çünkü bunların hepsini yaratan O’dur.

Hz. İsa’nın Yaratılışı

Görsel

Hz. ’in durumu İsa’nın durumundan daha gariptir; çünkü o, babasız ve annesiz meydana gelmiştir; Hz. İsa (A.S) ise sadece babasız yaratılmıştır. Bu durumda ancak Allah’ın kalbini mühürlediği kimseler Hz. İsa’nın halini yadırgayıp onun hakkında haddi aşar ve ilâhî kudreti bunu yapmaktan âciz görür. Halbuki Allah’ın her şeye gücü yeter.

Gavs Hazretleri’nin sohbeti

Gavs Hazretleri’nin sohbeti

 

Gavs Hazretlerinin Nakşibendi yolu ile ilgili iman ve ahiret konularını içeren sohbetinin resim hali.

Köprü ve yoksul

Görsel

Geçmiş zaman sultanlarından, ahlâkıyla tanınmış bir , hizmetkârlarıyla birlikte kır gezisine çıkmışken yolu kemerli bir taş köprüye uğradı.
Köprünün başında bir oturmuş ve başını köprünün taşına vurmuş öyle bir âh u vâh etmekteydi ki işitenlerin bağrını yaralıyor, yüreğini parçalıyordu. onun ne diye inlediğini, hangi sebeple böyle üzüldüğünü sorunca fakir şöyle cevap verdi:

yoluna düşmüş içi dışı yaralı, bir yolcuyum. Hayatımda bir eşeğe sahip olmuştum; o da şimdi, üstündeki eşyalarım ve yol azığımla birlikte suya düştü, gitti. Onun hasretiyle canım da gönlüm de musibet seline kapıldı.”

Adaletli padişah, muradına bir türlü erememiş fakir sevinsin diye,

“O eşek, yüküyle beraber ne kadar ederdi?” diye sorunca, yoksul 8 paha biçti. Âlemin sultanı, hemen eşeğin fiyatını vermesi için hazinedarına emretti ve sonra köprüden geçti, gitti. Askerlerden biri yoksula,

Binbir damla

Görsel

’Yİ PARÇALAYAN ASLAN

Ebu Leheb’in oğlu , peygamberlikten önce Resûlullah’ın (S.A.V) kızı ’le nikâhlanmıştı. Hz. Peygamber’in diğer kızı Rukiyye de ’nin kardeşi Utbe ile nikâhlıydı. Resûl-i Ekrem’e peygamberlik gelip de Ebû Leheb’i kınayan Tebbet sûresi indikten sonra, Ebû Leheb iki oğlundan da Resûlullah’ın kızları olan eşlerini kesinlikle boşamalarını istemişti.
Ebû Leheb’in Resûlullah düşmanı karısı de oğullarına,

-”O kadınları boşayın! Çünkü ikisi de babaları gibi sapmışlardır” dedi.

İki kardeş de eşlerini boşadılar. Uteybe ’ü boşadıktan sonra, Resûl-i Ekrem’e gelerek şöyle dedi:

-”Ben senin dinini inkâr ediyorum. Senin kızını da boşadım. Bundan sonra ne sen bana gel ne ben sana gelirim!”

İslam dinine göre

Görsel

Çıkar yer dâbbesi, deccâl ve Ye’cüc ile Me’cüc
Doğar gün mağribden, çün iner gökten o Rûhullah

Bu beyitte kıyametin bazı büyük alametleri açıklanmaktadır. Sevgili Peygamberimizin (S.A.V) gaybî bilgiler olarak bize bildirdiğine göre kıyamet kopmadan hemen önceki dönemde dâbbetü’l-arz çıkacak, deccâl ilâhlık iddiasına kalkışarak halkı iğfal etmeye uğraşacak, Ye’cüc ve Me’cüc yeryüzüne dağılıp fesat çıkaracak, güneş batıdan doğacak ve yine alametlerden biri olarak Hz. İsa (A.S) gökten inerek Hz. Peygamber’in (S.A.V) şeriatıyla insanları hakka ve hakikate davet edecektir.
Yeryüzünde haksızlığın yayılması, fuhuş, ve kumarın normal sayılması, halkın sefih kimselerinin baş olması, İslâmî ilimlerin gerileyip cehaletin yaygınlaşması gibi birtakım hadiseler kıyametin küçük alametleri arasındadır ve bunlar insanların kendi iradeleriyle ortaya çıkardıkları kötülükler olarak zaten gerçekleşmiş durumdadır. Kıyametin büyük alametleri ise insanların iradesi dışında cereyan edecek fevkalâde hadiselerdir. Bunlarla ilgili Kur’ân-ı Kerîm ve hadis-i şeriflerde çeşitli işaretler olmakla bereber mahiyetleri hakkında çok net şeyler söylenememektedir.

Dâbbetü’l-arz’ın Safa dağından çıkacak büyük bir hayvan olduğu ve mümin ile kâfirlerin birbirinden ayrılması için onları işaretleyeceği bildirilmiştir.
Deccâl, fitnesiyle ve gösterdiği bazı olağanüstü işlerle ilâhlık davasına kalkışıp korkunç tehlikeler doğuracak olan büyük bir beladır. , etrafına topladığı kâfirlerle müslümanlar üzerine saldırıp birçok kötülük yapacak, sonunda da yeryüzüne indirilmiş olan Hz. İsa (A.S) tarafından öldürülecektir.
Ye’cûc ve Me’cûc kalabalık sürüler halinde müslümanlara saldıracak, arzın düzenini bozmaya çalışacak ve insanlığın başına bela kesilecek mahlûklardır.
Güneş batıdan doğacaktır. Artık bununla kıyametin kopması gerçekleşiyor demektir ve bundan sonra yapılacak tövbeler kabul edilmeyecektir.
Hz. İsa’nın (A.S), güneşin batıdan doğmasından bir süre önce yeryüzüne inerek İslâm şeriatıyla amel edip müminlerin başında onlara önderlik etmesi, deccâli öldürmesi ve bir süre yeryüzünde sulh ve sükûn sağlaması da kıyametin büyük alametleri arasındadır. Onun, dünyada ne kadar süre kalacağı ihtilaflı bir konudur. Bazı âlimler bu süreyi kırk yıl olarak göstermiş, bir kısmı da yedi yıldır demişlerdir.

Zemzemin Tarihi

Görsel

Zemzemin Tarihi

İmam Buhârî [rahimehümullah], Peygamber Efendimiz’in (S.A.V) amcası İbn ’tan (R.A) zemzemin yeryüzüne nasıl çıktığına dair şu rivayeti nakleder:
“İbrahim (A.S), Hacer annemiz ve oğlu (A.S) birlikte yola çıkarlar. Hacer validemiz ’i (A.S) henüz sütten kesmemiştir. ’ye gelirler. Hacer validemiz ’i (A.S) Mescidin bugün bulunduğu yerin üst tarafında Beytullah’ın yanında, Zemzem Kuyusu’na rastgelen büyükçe bir ağacın yanına bırakır. O günlerde ’de hiç kimse yaşamamaktadır. Hatta insanların ve hayvanların hayatlarını idame ettirecekleri bir damla su dahi yoktur

DEVAMINI OKU: http://www.nasihatler.com/gecmis-zaman-olur-ki/zemzemin-tarihi.html

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.