TREN ve SOFİ

Tarikat-ı Ali’yenin geçmişten günümüze gelen Mürşid-i Kamilleri, kendisini esfel-i safili’ne atmış olan kulları bulundukları yerden çıkartmak ve dünyayı yörüngede tutmak için gayret etmişlerdir.

Her gelen Mürşid-i Kamil Hz.Resulullah’ın nuru ışığında saliklerine yol göstermişlerdir. Bir benzetme yapmak gerekirse istasyondan kalkan bir yük treninin lokomotifi Hz. Resulullah SAV ve onun arkasındaki vagonları Mürşid-i Kamiller, yolcularını ise sofiler olarak tasvir edebiliriz.

Bütün vagonlar birbirlerine kalın zincirler ve kilitler ile bağlıdırlar. Hiç bir zaman birbirlerinden ayrılmazlar ve ayrılmaları da imkansızdır. Lokomotif ise bütün vagonları ve içindeki yolcuları gidecekleri yere ulaştırmak vazifesini üstlenmiştir. Yükün çokluğu onun için bir engel teşkil etmez çünki çok kuvvetli bir motoru vardır.

Lokomotifin makinisti her durakta durur ve binecek olan yolcuları alır. İlk vagon dolduktan sonra kapıları kapanır ve sonraki vagonun kapıları açılarak yeni gelen yolcular buraya yerleştirilir. Bu demektir ki; intisab vakti gelen sofi istasyona alınır ve tren gelince sıradaki boş vagona bindirlir.Bu olay dünya döndükçe tekrar eder.

Her vagon kapasitesi oranında yolcu alır. Kim vagon (x) renginde kimi vagon ise (y) rengindedir. Kimi vagon çok yolcu kapasitesine sahiptir kimisi ise daha az yolcu alır. Anlatmak istediğimiz; her Sadat’ın meşrebi ve irşad tarzı farklıdır. Unutulmaması gereken; onların birer yolcu vagonu vazifesi gördükleri ve birbirlerine çok sağlam olarak bağlı olduklarıdır.Onları çeken lokomotif ise Peygamber Efendimiz Hz.Muhammed SAV dir.

Makinistin gerekli görmesi halinde trende boş vagon varken ihtiyaca binaen arkaya boş bir vagon daha eklenebilir. Bu durumda önceki boş vagonda bulunan yolcuların arkalarına yeni eklenen vagon ve yolcuları hakkında konuşmaları uygun olmaz. Bu tamamiyle lokomotifi idare eden “MAKİNİST” in takdiridir. Makinistin yeni vagonu eklemesiyle birlikte kendilerinden önceki vagonlara gösterilen hassasiyet yeni eklenen vagona da gösterilmelidir. Yeni vagon her ne kadar ayrı bir vagon gibi gözükse de aslında kendilerine eklenmiştir.
Bu olay tamamen külli iradenin takdiri ile gerçekleşmekte olduğundan, yolcu sofi;

-”Mevla görelim neyler neylerse güzel eyler” şuuru içinde bulunmalıdır.

Büyüklerin zahirde görülen sözleri,hal ve hareketleri mana aleminde başka işlere delalet edebilir. Bu nedenle zahire bakıp “falanca zat şöyle yaptı” veya dedi diye kendince hüküm vermek uygun olmayacağı gibi çoğu zaman fitneye de sebep olabilir.

Değerli ziyaretçilerimiz, çokça kullandığımız bir atasözü bu durumda daha da önem kazanıyor;

“SÖZ GÜMÜŞSE SÜKUT ALTINDIR”

BU YAZI GÖRÜLEN LÜZUM ÜZERİNE YAZILMIŞTIR.

Bizlere hakkınızı helal ediniz.

Alıntı: www.nasihatler.net

Menzil kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;

Yorum Yapın

Yorum yapmak için giriş yapmış olmalısınız.