Orada da yağmur Allah’ın rahmeti olarak yeryüzüne iniyor; ama bir vesileyle Allah’ın gazabına inkılab ediyor. Ehlullah, yağmura rahmet demişler ve her damlayla beraber yeryüzüne bir melek indiğini söylemişlerdir. Evet, o damlalar sahipsiz değil. Fakat yeryüzüne inip günahlarımızla örtüştüğünde sanki manevi bir kimyevileşmeye tabi oluyor ve farklı bir hal alıyor. Allah’ın rahmeti olan yağmur, orada sel haline geliyor. Yazının devamını oku »
Allahu Tealâ insanı yarattıktan sonra ona gazabı ve şehveti verdi. Gazab ve şehvetin orta hali yani itidali olduğu gibi, ifrat ve tefridi de vardır. Allahu Tealâ itidali emretti.Nefsin hakikatini anlamak için, önce nefisin ne olduğuna bakalım.
Peygamberler peygamberi Hz.Muhammed Mustafa S.A.V, Akabe denilen yerde ashabını toplayarak kendilerinden bir daha içki içmeyeceklerine, kız çocuklarını diri diri gömmeyeceklerine ve diğer günahlardan kaçınacaklarına dair söz alıp geçmiş günahlarını Allah’a affettirdi. Özet olarak “Akabe Biatı” denilen hadise böyle gelişti.
Tarikat-ı Ali’yenin geçmişten günümüze gelen Mürşid-i Kamilleri, kendisini esfel-i safili’ne atmış olan kulları bulundukları yerden çıkartmak ve dünyayı yörüngede tutmak için gayret etmişlerdir.
Yazının devamını oku »